6 Ekim 1923 - İstanbul’un Kurtuluşu Kutlama Programı Sayın Okul Müdürüm, Değerli Öğretmenlerim ve Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım… İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşunun 90. yıldönümünü kutlamak için burada toplanmış bulunuyoruz. Günümüz kutlu olsun. O İstanbul Şehri ki, bir tek taşına bütün dünya fedadır, O İstanbul Şehri ki, peygamberimizin övgüsüne mazhardır, O İstanbul Şehri ki, iki cihan onda bir aradadır, O İstanbul şehri ki, yalnız Türk’ün kalacaktır… Günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yapmak üzere ............ kürsüye davat ediyorum. 5 asırdır Türk yurdu olan güzel İstanbul, 13 Kasım 1918’de itilaf devletlerince işgal edilirken Mustafa Kemal, daha o günden çağdaş ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni görüyor ve diyordu ki: “Geldikleri gibi giderler.” Okulumuz ...-... sınıfından …………………………………… şiirini okuyacaktır. İstanbul pek çok sanatçıya ilham vermiş, pek çok şairin şiirlerine konu olmuştur. İstanbul’u en güzel anlatan şiirlerden “...........” şiirini okulumuz ...-. sınıfından ……………………………………. okuyacaktır. İstanbul’da yaşayan milyonlar olarak, bu anlamlı günde, başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarını ve vatanımızın kurtuluşunda emeği geçmiş tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Kurtuluş günümüz tekrar kutlu olsun. Programımız burada bitmiştir. Teşekkürler… --------------------------------------------------------------------------------------- --------------------------------------------------------------------------------------- --------------------------------------------------------------------------------------- Sayın müdürüm,değerli öğretmenlerim, sevgili öğrenci arkadaşlarım; İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşunu 95. yılını yeniden yaşıyoruz. Düşman askerlerinin İstanbul dan bir daha geri dönmemek üzere ayrılışının günü olan 6 Ekim , şanlı tarihimizde İstanbul halkına armağan edilen en güzel mirastır. Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında üstün başarılara imza atan, vatan topraklarının son karışına kadar savunuculuğunu yapan, milletimizi esaret altında yaşamaktan kurtararak, bağımsızlığımızı bize armağan eden Ulu Önder Mustafa Kemal Paşa başta olmak üzere, tüm bu uğurda çarpışan ecdatlarımıza karşı sorumluluklarımız olduğunu düşünüyorum. Bu sorumluluklarımızın en başında; ecdadımızın sizleri yaşatmak için verdiği mücadeleyi öğrenmek ve sahip çıkmak gelmektedir.Bu münasebetle kısaca verilen mücadelenin nasıl gerçekleştiğine değinmek istiyorum. 1. Dünya Savaşı kaybedilmiş,düşman her cepheden Anadolu’ya girmeye başlamış, yöneticiler aciz, korkak ve onursuzca düşmanın gelişine nerdeyse kırmızı halı sermişlerdir.Güzel yurduma o mağrur ve küstah edalarıyla girip, küçümseyerek halkımı aşağılamışlardır. Her limanına her demiryoluna her silahına hatta ve hatta telgraf tellerine dahi el koymuşlardır. İnsanlarımın bağımsızlık ve özgürlüklerini her geçen gün biraz daha kısıtlamışlardır. Yalnız düşmanın bilmediği bir şey vardı…O da Türklerin bağımsızlıklarına onurlarına ve vatanlarına olan bağlılıklarıydı. Türkler tarih boyu özgür yaşmamaktansa ölmeyi yeğlemişlerdir. Vatanlarını canı gibi severler, orada yabancı bir bayrağın dalgalanmasını hiçbir zaman hazmedemezlerdi Ayrıca Türkler zor zamanları severler ki mücadelenin tadı çıksın… Yol göstericisi Mustafa Kemal ile kenetlenen halk, genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle öyle bir mücadele vermiştir ki dünyanın esir milletlerine örnek; güç delisi devletlere caydırıcılık aşılamıştır. En nihayet düşman 6 Ekim tarihinde de yüz yıllardır Türklerin elindeki pırlanta şehir İstanbul’u yine sahiplerine 5 yıl sonra iade ederek yurdumuzu terk etmişlerdir. Türk tarihinde unutulmaz başarılara imza atan büyüklerimizin unutulmamasını diliyorum. Bizler, Büyük Önder Atatürk’ün bizlere emanet ettiği vatanımızın bütünlüğünü korumak için, birlik ve beraberlik içinde bulunmalıyız. Onun çizdiği yolda ilerleyerek ve Onun değerlerine sahip çıkarak, bize yakışanı yapmalıyız. Bütün İstanbul halkının kurtuluş gününü canı gönülden kutlayarak, bu coşkuyu doya doya yaşamalarını temenni ederim. --------------------------------------------------------------------------------------- --------------------------------------------------------------------------------------- --------------------------------------------------------------------------------------- Salkım salkım tan yelleri estiğinde Mavi patiskaları yırtan gemilerinle Uzaktan seni düşünürüm İstanbul Bin bir direkli Halicinde akşam Adalarında bahar Süleymaniyende güneş Hey sen güzelsin kavgamızın şehri Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde Bakışlarımda akşam karanlığın Kulaklarımda sesin İstanbul Ve uzaklardan Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde Vedat Türkali --------------------------------------------------------------------------------------- --------------------------------------------------------------------------------------- --------------------------------------------------------------------------------------- Seni görüyorum yine İstanbul Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan Minare minare, ev ev, Yol, meydan. Geliyor Boğaziçi’nden doğru Bir iskeleden kalkan vapurun sesi, Mavi sular üstünde yine Bembeyaz Kızkulesi. Bir yanda, serin sabahlarla beraber, Doğduğum kıyılar: Beşiktaşım. Baktıkça hep, semt semt, yer yer, Beş yaşım, on beş yaşım, ah yirmi yaşım! Durmuş bir tepende okuduğum mektep, Askerlik ettiğim kışladır ötesi. Bir gün bir kızını benim eden Evlendirme dairesi. Benim de sayılmaz mı oralar? Elimi tutar gibi iki yanımdan, Babamın yattığı Küçüksu, Anamın toprağı Eyüpsultan. Önümde, açık kollarıyla Boğaz, Çengelköy’den aktarma Rumelihisarı. İstanbul, İstanbul’um benim. Ziya Osman Saba --------------------------------------------------------------------------------------- --------------------------------------------------------------------------------------- ---------------------------------------------------------------------------------------